10 Ekim 2011 Pazartesi

Lhasa de Sela





Müzikte farklı bir tını....

1972 yılında Meksikalı bir baba ve Amerikalı bir annenin çocuğu olarak New York un Big İndian adı verilen kısmında dünyaya gelmiştir.
Belki de bir çoğumuz için son derece ilgi çekici bir yaşam öyküsü var Lhasa’nın. Fotoğraf sanatçısı bir anne ile asıl mesleği yazar ve öğretmenlik olan babasıyla birlikte bir yere bağlı kalmayarak Amerika ve Meksika topraklarında gezici bir yaşam sanırım bu sanatçıdaki özgünlüğün de kaynağıdır.

Gidilen her yerde insanların ortaya koyduğu farklı kültürleri inceleme ve yaşantısına katma imkanı bulan Lhasa çok küçük yaşta başladığı müzik yaşantısında dünyaya ait tüm renkleri toplama özelliğiyle müzik dünyasındaki farklı bir tınıdır.
Çok genç bir sanatçı olup müziğini dinlediğiniz zaman etkilenmeyecek bir kişiyi düşünemiyorum açıkçası.Sesinin farklı tınısı ve bence büyüleyici etkisi sizleri bir anda müziğin içine çeker.Öylesine güzel bir şarkı söyleyiş biçimidir ki bu, dinleyen kişi olarak her ezgideki muhteşemliğin içinde beraberce kaybolursunuz.
Onun şarkılarında özgürlüğün ve özgünlüğün gerçekliğine erişebilirsiniz.Göçebe bir ruh ve bunun seçimi olan göçebe bir yaşam tarzı ister istemez tüm evreni kucaklayan ve kendini her yere ait hissetme olgusunu da beraberinde getirmiştir Lhasa için. Gerçek anlamda bir dünya müziğinin elçisidir bana göre.
Müziklerini incelediğinizde hemen hemen her etnik unsuru ve ritmi yakalayabilirsiniz.Son derece yalın ama bir o kadar etkileyici ve derin melodiler arasında kaybolmak isteyenler için tek ilaçtır Lhasa.
Sanırım beni bir de sesindeki farklılık etkiliyor.Alto bir seste, hışırtılı, boğuk ama büyüleyici bir meydan okuyuş vardır. Sanki bu dünyaya ait değil de başka bir gezegenden alışmadığınız bir tınıdır bu ses. Ve sizi bir merkeze doğru çeker.
Bu Yahudi, Meksika/ Amerikalı kadını çok seviyorum.

albümleri;

La Llorona 1998
The Living Road 2003
Lhasa 2009

Şarkı söylerken şarkının içinde kaybolan ve onun parçası olan muhteşem bir kadın...






Titus Andronicus 17.04.2009

Yine son derece etkileyici ve önemli bir ismi ele almışsınız.
Düşündüklerini yaşama geçirebilmek özellikle günümüz koşulları söz konusu olduğunda çok kolay gözükmüyor.
Müzikte bu denli başarılıyken bir ara müziği bırakıp sirk te çalışmayı göze alabilmek herkesin yapabileceği bir şey değil sanırım. Ama gördüğümüz gibi müzik ağır basmış 2009 albümü çıkmış.
harika...

Sanem Uçar 18.04.2009

Sirkte mi çalışmış?:)
Yani gerçekten bu karşılıklı yazışma olayı bu şekliyle harika bir şey. Ben de bunu bilmiyordum açıkcası.

Bazen "sebepsiz de sevilir" derler ya doğruluğu yada yanlışlığını tartışmayacağım ama sevme sebebi isteyenlerdenim ben.

Her şeyden arınmış bir şekilde salt müzik olgusuna daldığımda müziğindeki sadelik öylesine çok detayı içinde barındırıyor ki aslında ve ister istemez beğeni alanıma girmeyi başarabiliyor.
Ama bir insanın başarılı olmasında inandıklarını yapabilme gücüne sahip olması da büyük etkenlerden bir tanesi benim için.

Göçebe bir ruhta, sirkte çalışma isteği şaşırtıcı olmuyor aslına bakarsanız ve ne denli büyük bir deneyimdir aynı zamanda. Ve bunlar bir şekilde müziğe yansıtıldığında, ki sanatın her dalı benim için kendini ifade etme aracıdır, ortaya güzellikler çıkacaktır. Çünkü gerçekliği içinde barındıracaktır.


Sanem Uçar 06.01.2010

Bu çok değerli sanatçıyı 1-01-2010 tarihinde meme kanseri sebebiyle kaybettik.
Söylenilecek çok fazla bir şeyim yok...
Çok ama çok üzgünüm....



Kum Sesli Kadın

Lhasa de Sela


Hep anlamlar yükleriz bazı şeylere...

Neden yaparız bunları bir bilgim yok açıkcası...




Örneğin yeni yıl da , yenilikleri, umutları bağladığımız alışkanlıklarımızdan sadece bir tanesi.

Oysa çok iyi biliriz ki zaman dediğimiz kavram bildiği hızla, bildiği gibi devam ediyor. Tanımlanamayacak kavramlardan bir tanesidir zaman. Eğer zorunlu olarak bir tanımlaması yapılacaksa insan algısını işin içine katmak zorundayız.

Yeni bir yıla girerken umutların arasında zamanın durduğu anlardan bir tanesiydi LHasa de sela nın ölüm haberini öğrendiğim zaman.

1972 doğumlu Yahudi, Meksika-Amerika'lı bu kadın 1 Ocak 2010 tarihinde meme kanseri sebebiyle aramızdan ayrılmıştı.

Çok uzun zamandan beri müzik dünyasının içinde biri olarak pek çok sevdiğim sanatçı var. Kiminin müziğini, kiminin taşıdığı kimliği, kiminin sahip olduğu ruhu sevmişimdir ve bunlar arasında bir seçim yapmaya zorlansam yapamayacağımı düşünürüm.

Oysa Lhasa bunların dışında bir müzisyen benim için.

Sanki o müzisyen kimliğinin dışında yakınlarımdan biri.

İnanılmaz bir sese sahiptir. Sesinde garip bir tını vardır, hışırtılıdır ve o büyüleyici ses her cümlesinde sizi şarkısının ta içine sokar. O şarkının içinde olmak istediğiniz sizsinizdir.

Onu burada tanıtmaya çalışırken yazdığım cümleleri okurken yine gözlerim doldu, demişim ki;

"Onun şarkılarında özgürlüğün ve özgünlüğün gerçekliğine erişebilirsiniz.Göçebe bir ruh ve bunun seçimi olan göçebe bir yaşam tarzı ister istemez tüm evreni kucaklayan ve kendini her yere ait hissetme olgusunu da beraberinde getirmiştir Lhasa için. Gerçek anlamda bir dünya müziğinin elçisidir bana göre.

Müziklerini incelediğinizde hemen hemen her etnik unsuru ve ritmi yakalayabilirsiniz.Son derece yalın ama bir o kadar etkileyici ve derin melodiler arasında kaybolmak isteyenler için tek ilaçtır Lhasa."



Yaşama tutunduğum dallardan bir tanesinin kopmasına eş değerde bir duygu hissediyorum. Bir şeyler hep eksik kalacak artık bunu biliyorum.

Ondan geriye sadece üç albüm kalırken bugün onunla ilgili haberleri okuduğumda son projesinin Viktor Jara nın şarkılarını seslendirmesi olduğunu öğrendiğimde yarım kalan herşey için söylenebilecek ne var diye düşündüm...

İnsanoğlunun hemen herşeye dayanabilecek yürekliliğe sahip olduğunu biliyorum ve işte zaman kavramı işin içine girdiğinde kabuk bağladığını da bilirim her yaranın.

Ölümü kabullenemeyişimiz; bencilliğimiz onu da bilirim, bilirim elbette sevmekte bencilliklerimizden biri değilmidir?

Bencil bir şekilde severken bu Kum Sesli Kadını melodilerin öksüz kaldığına inanıyorum....


multimedya




titus andronicus 07.01.2010

Hakkında söyleyebileceğimiz çok şey var, ama bu durum karşında söylenebilecek ne olabilir ki?

Öylesine güzel bir yaşam ki aslında ve bu yazı ve buraya aldığınız video görüntüleri tebessümle birlikte getiriyor gözyaşlarını...

Kulaklarıma kahkahası da eklendi, teşekkürler....

1 yorum:

  1. ah birkaç gündür dinlediğim ,sesine yorumuna bayıldığım..
    keşfedeli daha çok olmadan aramızdan ayrıldığını öğrendim..
    üzüldüm....

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.