14 Ekim 2011 Cuma

Uzatmalar




Biliyormusun dedi genç kadın fısıldarcasına; çok sevdiğim bir arkadaşımın kocası geçen gün aniden rahatsızlandı, önemli bir şey olmadığını öğrendim ama kaç gün geçti aradan hala daha arayamadım nasıl oldu kocan diye ....

Kuşkusuz şimdi bana biraz kırılmıştır, çok zor değil bir telefonun tuşlarına dokunmak ve karşıdaki sese yanıt vermek, ama olmuyor bazen, olmuyor, yapılamıyor yapılması gereken en basit işler bile....

Yapılması gereken en basit işleri bile yapmaktan alıkoyan ne bizleri?.....

Sanırım kırılmışlığım, öyle bir kırılmışlık ki anlatmaya kalksam kelimeler anlamını yitiriyor ilk cümlede, kem küm ettiğim anlamsız bir monoloğa dönüşüyor, herkesin alıştığı bir varlıktan öte bir durum hissettiklerim ve yaşadıklarım. Uzatmaları oynuyorum desem kim inanır ki....Hem de çok uzun zamandır....

Hayata karşı garip bir yenilgi benim ki. Ve mağlübiyetimi benden başka kimse bilmiyor üstelik. Garip bir durum biliyorum, ama tam da öyle ne yazık ki...

Bankın sol yanında oturan ve sigarasını sessizce içmeye çalışan diğer kadın anlayamadım dedi, bana bir şey mi dediniz?...

Bilmiyorum diye devam etti kadın, size mi dedim iç sesimle konuşurken biraz yüksek mi çıktı sesim... bilmiyorum....Bilmediğim o kadar çok şey varki hayatta, bildiğim; mağlup olduğum.Ve bu mağlubiyetlerin fazlalığı karşısında bünye alıştı mı ne, tepki bile veremez oldum, sanki bir şey hissetmiyorum artık, donmuş gibiyim...

Ağlamalımıyım, gülmelimiyim, boş mu vermeliyim, bilemez oldum, garip değil mi sizce?

Herşey yarım görüyormusunuz, sevgiler yarım,dostluklar yarım, inançlar yarım, değerler yarım diyemeyeceğim onlar yoklar farkındayım, bizlere öğretilenler çoktan uçup gitti, yerine konanlarda uymuyor bedene, kötü bir terzinin dikişi gibi sırıtıyor üstümüzde.

Hafifçe gülümsedi kadın sigarasından bir nefes çekerken.. Sakın yanlış anlamayın söylediklerinize değil, söylediklerinizin aslında ne kadar doğru olduğununa inandığım ve aslında çok da farklı düşünmediğim için kendime güldüm dersem bana inanırmısınız? diye sözlerine devam edecekken, diğer kadın da güldü biraz daha yüksek sesle....

Ya deli bu kadın diye içinden geçiriyorsun yada belki aynı şeyi düşündüğünden gülümsedin sende , onu da bilmiyorum , sahi kızdığın şeyler varmı hayatta?, yoksa topladığın zaman kızdıklarına en fazla kızdığın kendin mi oluyorsun sende?

Yanıt verilecekmiydi bilinemez ama ikisinin de dikkati yanlarından hızla geçen gençlere odaklandı.

Oturdukları parkın yan tarafındaki okuldan öğrenciler dağılmış olmalıydı ki bir genç çift yanlarından geçerken erkeğe kızmış olduğu belli olan genç bayan hızlı adımlarla yürürken erkek ise bir sürü güzel sözle neredeyse arkasından koşturuyordu.

"Öyle değil, öyle demek istemedim, inan bana yanlış anladın!..."

Bankın iki ucunda oturan iki kadın gülmeye başladılar ister istemez. Kimbilir ne kadar önemsiz bir konuda tartışmışlardı ama ikisi de çok iyi biliyordu ki yaşanılanlar yaşanma esnasında en büyük etkiye sahiptir, başkaları tarafından anlaşılamayan....

Görüyormusun diye sürdürdü sözünü kadın. Hayatımın hiç bir döneminde haklı olduğum bir konu da dahi sesimi yükseltemedim.Anlamlı sözler söylemeye gayret ederken yapıcı olmayı nereden öğrendiysem, kim öğrettiyse yada,iki insanın ne adına olursa olsun birbirini incitmemesi üzerine garip bir tez ürettim.

Oysa gayet iyi biliyordum ki, birileri daima incinir....

Bu genç bayanın bilmediği ne biliyormusun? diye sürdürdü sözünü. İster istemez "ne?" diye sordu diğer kadın da...

Tartışmalarının nedeni bilmem, pek te umrumda değil ama saygı yada sevgi görmek istiyorsa bir kadın, bir erkeğin ya sevgilisi olacak yada metresi...

Belki de biliyordur dedi kadın...

Cevap gecikmedi; Yooo kalıbımı basarım evlilik hayalleri içersinde.Bir şekilde teslimiyet değil mi sanki o da, roller zamanla değişebilir ama inan sürdürülmesinde teslimiyet var sadece, bu ne demektir biliyormusun?

Biri yine kaybediyor demektir....

Kazanmanın ucunda yalan ve bencillik var, yalanı ve bencil olmayı beceremeyenler de kaybetmeye mahkum ,hangi konuda olursa olsun.Ne kadar iyi, ne kadar donanımlı, ne kadar güzel bir insan olduğunun pek önemi yok artık bunları bilmiyorsan mağluplar takımında yer almaya ister istemez mahkumsun.

Önce kahkahaların seni terk ediyor, arkasından gülümsemelerin...

Bildiklerin, tüm okumuşluğun anlamını yitiriyor birer birer...

Şairlerin, yazarların onca anlamlı sözlerininin anlamsızlığında umutsuzluğa doğru yol alırken uzatmalardasın artık işte, hepsi bu....

Ama dedi diğer kadın; her gece gündüzlere gebedir.....

Doğru dedi kadın kalkarken, geceler gündüzlere gebeyken ikizini gece doğurur kimseye farkettirmeden...

sanem uçar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.