3 Kasım 2011 Perşembe

Thierry Titi Robin



Thierry Robin bana göre evrensel anlamda müzik yapan en önemli müzisyenlerdendir.

1957 yılında Batı Fransa'da dünyaya gelen sanatçı evrensel müziğin belki de en tanınan sanatçılarındandır.

Özellikle çingene ve oryantal müzikle geçen geçmişi Perpigna Çingenelerinden gitar ve Cezayir ud virtüözlerinden ud çalmayı öğrenmesi bütünüyle müziğine yansıdı.

Yaşamı boyunca bir çok müzisyenle çalışmasına rağmen sanırım Flâmenko şarkıcısı Camaron de la Isla ve Iraklı udist Munir Bachir daima önceliği oldu.



Müziğin mutfağında yetişen müzisyenlerdendir. Bu sebeple diğer müzisyenlerden ayrılan özelliği ister istemez kendini belli eder. Çünkü onun müziğini dinlediğimiz de Arap ve Çingene kültürünün harmanlanmış şeklini son derece farklı bir şekilde duyarız.

Kuşkusuz sadece Arap ve Çingene kültürüyle ilgilenmemiştir. Dünyadaki tüm farklı renkler onun ilgi alanına girdiğinden dünyaaya ait tüm renkleri müziğinde görebilirsiniz.

1984 yılında Racastan'lı Tabla sanatçısı ile birlikte “Duo Luth et Tabla” adlı albümü kaydetti. Bir sene sonra kendi orkestrasını kurup Fas, Kürt, Hint müzisyenlerden oluşmuş “Nao” adlı gurubuyla farklı kültürlere ait müzikleri müziklerinde yansıttı.



Daha sonra bir trio kurarak Breton ve Kuzey Hint melodilerini birleştirerek Erik Marchand ve Hameed Khan ile birlikte çalıştı.

Kuşkusuz bu son derece üretken ve araştırmacı ruhu ona beraberinde ödülleri de getirdi. 1990’da “An Henchou Treuz” adlı albüm Charles Cros Academy ödülü aldı.

Bundan sonraki yıllarda ülkemizin önemli sanatçılarından Okay Temiz' i bu guruba dahil olmuş olarak dinledik.

Gerçekten bilinen anlamda ud ve gitar gibi çalgılar onun müziğiyle birlikte şimdiye kadar hiç duymadığımız tınıların duyulmasına sebep oldu. Bu çalgıların gelebilecek hemen hemen en üst seviyedeki çaılınışlarıyla birlikte evrensel kültüre yapılan katkı asla unutulmayacaktır.

Onu adını aynı zamanda film müziklerinde de görebiliriz. 2002 yılı Manuel Boursinhac’ın “Le mantela” adlı filmi kendisi tarafından yapılmıştır. Bunun dışında 2005 yılında Florence Quentin’nin “Olé” adlı filminin müzikleri de sanatçıya aittir.

En keyifli albümlerinden biri sayılabilecek Kali Sultana çingene ezgileriyle, Hint tanrıçası kali efsanesinin birleştirilmesi üzerine kurgulanmıştır. Ve aynı zamanda senfonik özelliklerinde katılmış olması albüme gerçekten büyük bir derinlik kazandırmıştır.

Sanatçı hakkında daha fazla bilgiye sahip olunmak istenirse web ve myspace sayfası incelenebilir.



web sayfası

myspace sayfası
Bağlantı



Hepsi birbirinden değerli albümleri de şunlardır;

-Gitans-Le Regard Nu
-Le Regard Nu
-Rakhi
-Alezane
-Ces Vagues Que L'amour Soulève
-Mentale
-Gitans
-Kali Gadji
-Payo Michto
-Un Ciel De Cuivre
-Kali Sultana

Multimedia













sanem ucar 15.05.2010

Gitar, ud ve buzuki gibi çalgılara bambaşka anlamlar yükleyen sadece ülkesi fransa da değil, dünyanın hemen her yerinde tanınan son derece başarılı bir müzisyen...



titus andronicus 16.05.2010

Gerçekten etnik müzikte olağanüstü başarılara imza atmış bir isim Titi Robin.

Buraya aldığın videoları izlerken insan farkında olmadan kendinden geçiyor tüm müzisyenler öylesine kendilerinden geçerek müzik yapıyorlar ki saygı duyuyor insan.

Canlı performans olmasına rağmen etrafa yayılan melodiler ve ritimler nasıl da heyecan verici, insan nefes almadan dinlemek istiyor .

Çalgılar bütünüyle muhteşem olmakla birlikte vurmalı çalgıları kendimden geçerek, izledim- dinledim.

Senin deyiminle dünyanın bütün renklerini birleştirebilmek çok kolay değil aslına bakarsan. Bütünleşmek gerekir ve o renkleri çok iyi tanımak gerekir.İşte bunu başarabilen tüm insanlara inanılmaz bir saygı duyuyorum.

Farklı ülkelerin vatandaşları olabiliriz ama dünya üzerinde nefes alıp verirken hepimiz sadece "insanız"ve müzik herkesi bir paydada toparlayabilen tek sanat.

Teşekkür ediyorum Sanem



sanem ucar 19.05.2010

Evet gerçekten insanları büyüleyen bir yanı var Titi Robin' in.

Öncelikle Çingene ve Arap müziğiyle bütünleşmesinin ardından dünyanın hemen hemen tüm renklerini kucaklaşması onu farklı yapıyor kuşkusuz.

Bu anlamda onun bir cümlesini almakta yarar görüyorum;

“Benim müzikal söylemim gerçek anlamda melezdir. Farklı kültürlere açılan pencerelerden dışarı bakıyormuşsunuz hissi uyandırır. Ancak benim için, müzikal değil, ruhsal bir arayıştır bu. Kendi içime dönük yaptığım bu yolculukta bulduklarım, dinleyici tarafından beğeniliyorsa ne mutlu bana!”

Bence bu çok önemli bir cümle. Tüm mesele farklı kültürleri yansıtmak değil öncelikle. İnsan olmanın ve kültürlerin çoğulluğunda zenginleşen bir dünyanın kapısını aralayıp huzur bulmaktır aynı zamanda.

Dünyaya açılan pencerelerimiz ne kadar fazlaysa kişileri anlayabilme şansımızda artacaktır. Ve kuşkusuz sadece söylemlerde kalan bir çok olgunun yaşama geçmesi demek iç huzurla birlikte tüm toplumları yakından ilgilendiren huzurunda sağlanmasıyla eş değerdedir.

Bu anlamda Titi Robin'in bir çok sanatçı da olmayan bir özelliğinin altının çizilmesinde de yarar görmekteyim.

Titi Robin yirmili yaşlarında Fransa’nın batısında ud, buzuki ve gitarla geleneksel ezgiler çalarak profesyonel müzik kariyerine başlamasıyla birlikte dünyadaki gelişimleri yakından takip eden bir müzik serüveni aynı zamanda.

Seksenli yılların başında Hint perküsyoncu Hameed Khan’la önce ikili oluşturup sonra kendisini 11 kişilik bir kadroyla Kuzey Avrupa’dan Hindistan’a, çingene ve Klezmer diyarlarından flamenkoya uzanan geniş bir coğrafyayı kavrayan müzikleri yakından tanımak inanılmaz bir ufuk açmıştır kendisine.

Ufku bu anlamda geniş müzisyenlerin ortaya çıkardıkları da doğal olarak buna paralel bir seyir izleyecektir. Bu sebeple müziğine baktığımızda, Akdeniz’den Orta Asya’ya uzanan Johnny Michto için yaptığı füzyon müzikleri , Britanya halk müziklerini araştırmak için Erik Marchand’la yaptığı çalışmalar önemlidir.

Aynı zamanda Okay Temiz'le 90 lı yılların başında yaptığı çalışmalarla gittikçe zenginleşen bir dünyaya sahip olmak eserlerine yansıdığı için bizler açısından inanılmaz müzikler ortaya çıkıyor.

Özetleyecek olursam, hiçbir şey araştırmadan, işin içine girmeden oluşamıyor ne yazık ki ve bu sebeple de Titi Robin özel olmayı hak edenlerden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.