3 Kasım 2011 Perşembe

Toumani Diabate



Toumani Diabate

Kara Afrika nın olağanüstü güzel tınısı

Toumani Diabate 10 Agustos 1965 'de dünyaya gelmiş Mali' li bir müzisyendir.

Uluslararası müzik arenasında tanınan ve sevilen bir müzisyendir. Geleneksel Mali müziğiyle birlikte flamenko, blues ve jazz müziğine de hakim ve müziğine bunları katan çok yönlü sanatçılardandır.

Geleneksel çalgılardan bir olan Kora'yı gelebilecek en yüksek yere taşımıştır.



Kora;

Yarım kesilmiş su kabağının üstüne inek dersi gerilerek elde edilen çok telli bir batı Afrika çalgıdır.

21 tel gövdeden dışarı uzanan çubuğun bir tarafında 11, diğer tarafında 10 tane olmak üzere ayrılmıştır ve her iki elin baş ve işaret parmakları kullanılarak çalınır.

Sesi arp'a çok benzemekle birlikte gitar etkisini de duyabileceğiniz olağanüstü güzel bir çalgıdır.

Sayısız müzisyenlerle birlikte iş birliği yapan ve sahne alan Toumani Diabate, bir çok festivallere katılmış büyük bir müzisyendir.



Beraber çalıştığı müzisyenlerin bazıları şunlardır;

Amerika'lı jazz tromboncu Roswell Rudd
İzlanda'lı popüler müziğin başarılı ismi Björk
Amerika'lı Bela Fleck ve Ali Farka Toure ilk akla gelen sanatçılardır.





albümleri

1988 - Kaira
1988 - Songhai (with Ketama and Danny Thompson)
1994 - Songhai 2 (with Ketama and Danny Thompson)
1995 - Djelika
1999 - New Ancient Strings (with Ballake Sissoko)
1999 - Kulanjan (with Taj Mahal)
2001 - Jarabi: the Best of Toumani Diabate
2005 - In the Heart of the Moon (with Ali Farka Touré)
2006 - Boulevard de l'Independance
2008 - The Mandé Variations


Multimedia







sanem ucar 24.01.2010

Etnik müzikte gerçekten son derece ilginç bir çalgı eşliğinde büyüleyici bir müzik...

Afrika müziği ciltler dolusu bir bilgi aktarımını içinde barındıran bir yapı içerir. Gerçekten tahmin edilenlerin ötesinde kendine göre basit ancak çeşitlilik gösteren bir yapısı vardır.

Ve gözden kaçırılmamalıdır ki koca bir kıtadır Afrika ve bu kıta da zencilerle birlikte Araplarda yaşar. Doğal olarak gerçekten Afrika müziği coğrafi özellik olarak bir kaç guruba kesinlikle ayrılmak zorundadır.

Burada yaşayan ilkel kabileleri de hesaba katacak olursa pat diye Afrika müziğiyle Mali müziği arasındaki fark nedir şeklindeki bir sorunun yanıtı çok uzun soluklu olmak zorundadır.

Müzik kesinlikle duymayla doğru orantılı bir şey olduğundan yazılı olarak anlatılacak herşey de dikkatte çok kolaylıkla dağılabilir.

Şimdi; açıklamaya çalışacağım şeyler için az da olsa bir müzik bilgisi kesinlikle gerekiyor. Müziksel bilgiyi gerektiren konuları şimdilik bir kenara bırakarak genel hatlarıyla anlaşılabilir bir dil kullanmaya çalışayım.

Öncelikle dinsel ve din dışı diye ikiye ayırabiliriz Afrika müziğini.

En belirgin özelliği nedir diye sorulacak olursa; ister dini, ister din dışı müzik olsun insan için yaşamın kaynaklarından biridir müzik.

Kendine özgü ritimsel yapıları ve özellikle çalgılarıyla diğer dünya müziklerinden kolaylıkla ayrılabilen bir yapısı vardır.

Hemen hemen her ritim, her çalgı bire bir yaşamın içinde kullanılan olgulardır. Çok doğaldır bu sebeple. Kullanabildikleri herşeyle çalgı yapıp bunları kullanmışlardır.

Çalgıların ötesinde müzik bir çeşit ayin niteliği de taşıdığından aklına gelebilecek herşeyde öncelikle kullanılan bir olgudur müzik.

Hastalıktan sağlığa, ölümden doğuma, güzel olaydan kötü olaylara kadar hemen herşeyde müzik kullanılır.

Çalgıların yanında insan sesi en önemli faktörlerdendir ve zaman zaman insan sesine ait çığlıklar bizim bildiğimiz anlamda zılgıtlar müziklerinde önemli bir yer tutar.

İnsan sesleri zaman zaman tek başına yer alabildiği gibi zaman zaman koro şekline dönüşerek toplu şarkı söyleme biçimine de dönüşür.

Burada kullanılan dil de kuşkusuz çok ama çok önemlidir. Sözlere baktğımız zaman yine insana ait duyguları, hüzün, özlem, vs. gibi duyguların sesle, ritimle ve çalgıyla dile getirlmesi söz konusudur.

Sadece sözler, çalgılar yada ritim değil aynı zamanda bedenin en doğal gereksinimi olan çoğu şey, dansla da birleştirilerek müzik oluşturulur.

Ve bütün bunlar sanat gibi bir olgu hiç akla getirlmeyerek tamamiyle yaşamın içinden gelen ve yaşamla bütünleşen bir davranış şekli olarak müziğe yansır.

Şu ana kadar yazdıklarım çok basit anlamda ki genel özellikleridir Afrika müziğinin.

Bundan sonra yazacaklarım kesinlikle müzik bilgilerini de işin içine alacaktır.

Elimden geldiğince bunları da anlaşılabilir hale getirmeye çalışacağım ama biraz da okuyucu dikkatini vermek zorunda kalacaktır:)



sanemucar 28.01.2010

Şimdi müzikte en zor konuların başında tonlar yada genel olarak bilinen anlamıyla makamlar gelir.

Her müziğin mutlaka ait olduğu bir dizi yani skalası vardır. Bu skalalar kendine özgü bir yapı gösterip baştan sona ezginin ilerleyişinde ve bitişinde ait olduğu özelliği taşır.

Müziğin geçmişinin ne kadar eskiye gittiği hala tartışılan konulardan bir tanesidir.İnsanoğlu bir şekilde duyduğu ihtiyaçtan konuşma sesinin dışında bir sesi daha olduğunu fark ettiğinde gerek vokal olarak gerekse çalgısal olarak ezgiler hep bu skalaların özelliklerine göre oluşturuldular.

Bu anlamda bilinen en eski skalalardan biri pentatonik dediğimiz bir olgudur.

Orta Asya'da özellikle Çin'de ilk bulgularına rastladığımız bu özellik müziğin ilkel zamanlarında hemen hemen heryerde kullanılan bir dizidir.

Adından da kolaylıkla çıkarabileceğimiz gibi beş ses üzerine kurulu bir dizidir. Herhangi bir sesin üzerine tam beşli çıktığımızda bu diziyi elde ediyoruz. Yani bir majör dizide yarım sesleri kullanmayarak pentatonik dizi elde edebiliriz.

Do-re-mi-fa-sol-la-si-do şeklindeki do dizisini yani do majör'ü düşünelim. Bu dizide fa ve si notalarını kullanmazsak, yani ezgi sadece; Do-re, mi-sol, la notalarından oluşursa pentatonik dizi elde ederiz.

(Minör dizilerden de pentatonik dizi elde edilir ama kafaları daha fazla karıştırmak istemiyorum)

Ve Afrika müziğinde pentatonik özellikler vardır. Pekii pentatonik özellik işimize yarar mı? Hem de nasıl yarar:)

Klasik müziğin kalıpçı yapısı bu dizilerde yoktur. Klasik müzikte tonalite de yani dizilerde mutlaka yürüyen, duran notalar olmak zorundadır ve ezgiler bu yapısal özelliklerle işlevlik kazanırken pentatonik dizilerde böyle şeyler olmadığından istediğimiz gibi oynayabileceğimiz yani doğaçlamayı beraberinde getirebileceğimiz bir özelliğe sahip oluruz.

Melodiler biraz daha basitir doğal olarak ama kişinin içinden geldiği gibi davranabilme özelliğini de taşır.

Ancak 20. yüzyıl da Klasik müzikçiler pentatonik müziğin bu özelliğini keşfedip müziklerinde kullanmaya başlayacaklardır ve Klasik müzikte çığır açacaklardır.

Ve bu arada jazz müziğinin de bu özellik üzerine kurulu olduğunu kesinlikle aklımızdan çıkartmayalım.

Çok ama çok basit bir şekilde pentatonik müzikten söz ederken yine Afrika'ya ait bir skala daha vardır ki bunu da çok eski zamanlarda görebiliyoruz o da; Heptatonik skaladır.

Yani yedi ses üzerinden kurulan dizilerdir.

Öz olarak Afrika müziği , müziğin var olduğu andan itibaren kullanılan skalaları hala kullanan ve aslında hala kullanırken 20 yüzyılda müzisyenlere rehberlik etmiş bir kıta müziğidir.



sanem ucar 31.01.2010

Evet bu kara kıtada vokal seslerinde önemi vardır. Biraz değindim ama biraz daha açmam gereken bir konu var diye düşünüyorum.

Kökenini İbraniler'de gördüğümüz antifon sistemi vokal müzikte önem taşır.

Antifon aslında hiç yabancısı olmadığımız bir şarkı söyleme biçimidir. İbranilerde eskiden ruhani lider bazı sözleri söyler arkasından onu izleyen topluluk söylediklerini tekrarlardı. Bizlerde bildiğiniz gibi ilkokul zamanımızda her pazartesi ulusal marşımızla birlikte sınıflarda yada topluca, Türküm doğruyum şeklinde gelişme gösteren sözleri bir kişinin arkasından tekrarlardık.

İşte antifon bir kişinin önderliğinde söylenilenlerin topluluk tarafından tekrarlanmasıdır.

Akrika müziğinde de vokal müzikte bu özelliği görmekteyiz. Sadece biraz fark vardır Afrikalı'ların bu antifonlarında.

Bazen tek bir kişi değil, karşılıklı guruplar olarak birbirlerini tekrarladıkları gibi bu tekrarları yaparken çok basit bir çok sesliliği de kullanırlar. Paralel üçlü yada sekizli aralıklarla yaptıkları antifonlara sıklıkla rastlarız.

Çok basit anlatımla diyelim ki melodi tek bir ses için "do" ise, karşılığını veren gurup, do sesiyle değil "mi" yada do'nun bir oktav incesi ince do olarak tekrarlayabilir.

Ve ister istemez etrafa yayılan melodiler çok sesliliğe çok yakın hoş seslerdir.

Batı çok sesliliği çok daha güzel ve matematiksel olarak muhteşem yaparken amaçları ortaya sanat adına bir şey çıkartmakken, Afrika'nın çok sesliliğinde sanat yapmanın ötesinde doğayı taklit eden, doğadaki seslerle bütünleşen bir felsefe vardır yada inanç diyelim.

Genel hatlarıyla Afrika müziğini mümkün olduğunca kısaltmaya çalışarak aktarmaya çalıştım ve inanın bunu yaparken garip bir acı da duymadım değil. Çünkü bu kıtanın müziğinde sadece çalgılar bile onlarca sayfayı aşacak niteliktedir.

Batı Afrika ya gelince Mali müziğini de işin içine alırsak tüm bu özellikleri kapsadığı gibi farklı özellikleride kapsayacaktır.

Kafalar karışmasın diye yine ara veriyorum.




sanem ucar 05.02.2010

Sevgili dostumuz titus un gönderdiği bir videoyu hemen ekledim, kendisine teşekkür ediyorum.
Çünkü anlatmaya çalıştığıım pentatonik müzik için son derece güzel bir örnek göndermiş.
Sihirbaz diye isimlendirdiğim Bobby McFerrin in olağanüstü yaratıcı sunumuyla pentatonik müzik karşınızda:)



sanem ucar 06.02.2010

Küçük bir açıklama;

Bobby McFerrin pentatonik skala yı öylesine güzel hiç söze gerek kalmadan açıklamış ki, daha önce dediğim gibi müzik yazı yerine duymayla çok daha kolay anlaşılabilecek bir sanat dalı.

Bunun dışında video nun başında iki ses arasında gidip gelirken koro olarak kullandığı seyircilerin müzisyen olmadığını bilmemiz gerekiyor.

Şaşırtmak için birden üçüncü sese gittiğinde seyircilerin farkında olmadan doğru sesi verdiğini sanırım duydunuz.

Burada önemli bir nokta var;

Bu skala bizim içimizde var. Biz bu sesleri farkında olmadan taşıyoruz zaten.Müzisyenler onları sadece sistemleştirdiler.Doğanın bir şekilde tekrarından başka bir şey değildir müzik.

Müziği bu sebeple bir icat gözüyle bakamıyoruz, müzik sadece bir keşiftir, var olan seslerin bir şekilde bilimle, teknolojiyle vs. işin içine duygu ve düşüncelerimizi de katarak oluşturduğumuz bir karşılıktır.

Yine Bobby McFerrin bu skaladaki sesler arasında hoplayıp zıplarken ve seyirciler o sesleri yansıtırken, skaladaki sesler arasında doğaçlama ezgiler oluşturuyor.

Gerçekten de pentatonik skala doğaçlama yapmaya son derece uygun bir dizidir çünkü.



sanem ucar 11.02.2010

Afrika müziğinin içinde yer almasına rağmen farklılık gösteren Batı Afrika ve özellikle Mali müziğini artık masaya yatırabiliriz.

Mali öncelikle dünyanın en fakir ülkelerinden biridir. Henüz bağımsızlığına 1970 yılında kavuşmuştur. Ve Mali de oldukça ilginç bir sistem vardır. Yada vardı demek çok daha doğru olacak. Öncelikle tıpkı eski Yunan'da olduğu gibi öyle herkes profesyonel anlamda müzikle uğraşamazdı.

Kişilerin müzikle uğraşabilmesi için griot denilen bir kaska bağlı olması gerekirdi. Gerçek anlamda bir sınıfsal yapı söz konusuydu. Bağımsızlıklarını kazandıkları 1970 yılından sonra Mali devleti yerel halka da bu imkanı sağladı.

Kısacası bugün Mali müziği olarak batı da isim yapmış sanatçıların kazanılan bu bağımsızlıkla birlikte batı müziği tekniklerini de kullanarak özellikle Afrika kökenli blues üzerine ulusal ezgileriyle oluşturdukları bir sentezdir Mali müziği. Geleneksel müziğin dışında tüm dünya da Mali müziği diye isimlendirdiğimiz farklı tınıların ortaya çıkışı çok eskiye dayanmamaktadır.

Ve dürüst olmak gerekirse bu farkı yaratan üç beş tane Mali'li sanatçıdır. Bunların arasında en önemlilerden bir tanesi kuşkusuz Ali İbrahim Toure'dir. Ya da bildiğimiz isimle ; Ali Farka Toure' dir.

1939 doğumlu bu sanatçı griot denilen kaskın içinde olmadığından müzikle uğraşması yasaktı örneğin. İnanılmaz fakir on çocuklu bir ailenin çocuklarından biridir. Ancak yoksulluk diğer dokuz çocuğun yaşamasına olanak tanımadığından Ali Farka Toure tek çocuk olarak yaşamını sürdürmüştür.

Diğer kardeşleri öldüğünden ve sadece Ali yaşadığından aile liderleri Ali' nin bu yaşama azmi mi desek yada hayatta kalma mucizesi mi desek bilmiyorum, yaşamak için gösterdiği direnç ve inat anlamında Ali 'ye "Farka" yani "eşek" lakabını takmışlardır.

Griot olmadıklarından müzikle uğraşamazdı fakat gitara merak saldı...

Gelenekler öylesine katıydı ki Mali'de, müzikle uğraşması yasakken müzikle uğraşıyor olması nedeniyle ailesi tarafından dışlandı. Çünkü gelenek böyleydi.

Şu anda bu müzisyenin yaşamını anlatmak gibi bir durum olduysa bilmeliyiz ki bir kaç tane tıpkı Ali gibi müzikle beraberlikleri acı ve dışlanma üzerine kurulmuş kişilerin sayesinde tanıdı dünya Mali müziğini.

Bizdeki arabeskin benzer koşullarına rağmen iç dünyalarında yaşattıkları kederi, olumlu yöne çevirmede ta geçmişten getirdikleri ritimler, melodiler belirledi.

Zaten blues bir ağıttır ve bu blues müziğinin kökenine Afrika'da unutulmamış ve hala kullanılan ritimler, etnik çalgılar ve batının armonizesiyle batıya ait teknikler birleşince ortaya oldukça güzel bir müzik çıktı.

Geleneksel çalgılarından biri olan Kora zaten yapısal olarak gitar ve arp karışımı son derece güzel bir tınıya ve çok sesliliğe sahip bir çalgıydı. Bu çalgının özellikleri yine Mali'li büyük sanatçı Toumani Diabate ile doruk noktaya çıkartıldı...

Bir kaç daha Mali'li büyük müzisyen bu anlamda el birliği yaptılar. Hiç biri tam anlamıyla kendi adına birşey yapma düşüncesinin ötesinde beraber müzik yapmayı geleneksel şarkı söyleme ritüellerinden kopmayarak sağladılar.

Özetleyecek olursam şu anda dinlediğimiz Mali müziği evet, geçmişten gelen müzik özelliklerini yitirmeyen üç beş sanatçının sayesinde kulaklarımıza gelen yeni müzik tarihi düşünülecek olursa bebekliğini sürdüren bir müzik türüdür.

Ben bu yapıyı bozmazlarsa çok daha gelişeceğine ve dünya için öncü müziklerden biri belki de tek müzik olacağına inanıyorum.



titus andronicus 11.02.2010

İzin verirseniz önemli olduğunu düşündüğüm bir cümle yazmak istiyorum:

Bağımsızlığına kavuşmadan önce sömürge ülkelerinden biriydi. Doğal olarak kapitalizm sömürmek adına gittiği heryerde kendi kültürüne ait izleri de bırakmak zorundadır.

Batının çok sesliliği de işte sınıfsal anlamda üst düzey olarak ele alınan griotların yakından tanıdıkları bir şeydi.

Sadece geleneklerine oldukça bağlıydılar, bu anlamda tam bir teslimiyet yaşanmadı.

Diğer müzisyenleri de ilave edecek olursak iki isim çok önemlidir. Bnlardan biri; Sallif Keita ve diğeri de Habib Koite dir.



Oya Tekin 13.02.2010

Afrika müziği tek şekilde ele alınamaz. Geniş bir kıtanın kendi içindeki yaşam şekilleri ve dağılışları, dini yapıları, ekonomik yapıları, gelenekleri, sosyolojik durumları müziklerinde farklılıklar gösterir.

Öncelikle kıtanın coğrafyasını anlamak gerek müziğini anlayabilmek için diyorsun. Doğrusuda bu olmalı müzik tarihi hakkında derin bilgilerim olmasa da şuna inanıyorum insanlar yaşamlarını müziğe yansıtır. Müzik kelimelerle anlatılamayan duygu ve düşüncelerin anlatıldığı en önemli dillerden biridir.

Pentatonik müzik için eklenen video pentatonik müziği tam anlamamı sağladı bunun için de titusa ayrıca teşekkürler.

Mali müziğini de bu verdiğin bilgiler üzerine oturtursak yine çıktığı noktanın yaşamlarının etkisiyle doğmuş ama kendi gelişiminde ki farkları içine almış bir müzik geleneklerin ve sömürülerin etkileri yansımış ve emeklemekte. Ama gelişen ve yayılan bir müzik olduğunu anlıyorum.

Verdiğin bu önemli bilgiler dinlediğimiz müzikleri daha iyi anlamamızı sağladı diye düşünüyorum. Bu kıtanın her müziğini seviyorum ve bu kıtayı her şekliyle seviyorum. Biliyorsun rüyamı bu kıtanın en ilkel kabileleriyle yaşamak.:)



sanem ucar 05.03.2010

Eğer yazdıklarım anlaşılır olduysa mutlu olurum. Gerçekten bu kıtanın coğrafyasıyla doğru orantılı gelişen bir yapısı olduğu gibi inanaçlarıyla da bir o kadar doğru orantılı seyir alan bir müzik serüveni var kara kıtanın.

Mali kendine özgü yapısıyla sıyrılıyor gibi aralarından. Asıl şaşırdığım üç beş müzisyenle böylesine etkili olabilmeleri...

Sonuç olarak bu kıtaya ait herşey beni de bir o kadar çekiyor, çekip gitmek istediğimde bir yere, gitmeyi hayal ettiğim yerlerden bir tanesi, dönmemecesine hem de:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.