10 Ağustos 2012 Cuma

Köy Enstitüleri ve Bir Film: Toprağın Çocukları



Eylül 2012 tarihinde gösterime girecek bu filmi izlemek Türkiye'nin içinde bulunduğu bu umutsuz ve moralsiz bir dönemde hepimize iyi gelecektir. Filmin çekilmesinde gösterdikleri büyük çaba ve özveri bir yana, konunun hassasiyeti nedeniyle kimsenin bugüne dek konusu "Köy Enstitüsü" olan bir filmi yapmayı düşünmemesi bile bu pırıl pırıl gençlerin ne kadar azimli ve o dönemin devamı olan Enstitü ruhuna sahip olduklarını gösteriyor bize. Bu kadar yoğun emek sonucu ortaya çıkan bu filmi izleyelim, izletelim..



Filmin Künyesi

Yönetmen : Ali Adnan Özgür
2. Yönetmen : Burak Kolcu 
Öykü ve Senaryo : Dilşah Özdinç
Yapımcı : Erkan Can, Tamer Çiçek
Görüntü Yönetmeni : Yusuf Aslanyürek
Sanat Yönetmeni : Ezel Akay, Atilla Çelik
Tür: Dram, Tarih, Politik
Ülke: Türkiye
Yapım Yılı: 2011
Süre : 80 dakika
Kurgu : Sedat Karadeniz
Özgün Film Müzikleri : Kardeş Türküler

Oyuncular: Erkan Can, Türkü Turan, Şebnem Sönmez, Ufuk Bayraktar, Menderes Samancılar, Bahtiyar Engin, Müge Boz, Aybüke Turan, Serdal Genç, Bertan Dirikolu, Banu Başeren



Kısa Hikaye

Çingenelerin sıtma yaydıkları bahanesi ile Köy Enstitüsü yakınlarında kurulan çingene kampına saldırı düzenlenir. İki çingene; Karika ve Melek (Müge Boz, Suzan Kardeş) bu saldırıdan kaçmaya çalışırlar.

Tam yakalanacaklarken enstitü öğrencisi Cevher (Ufuk Bayraktar) tarafından kurtarılır ve enstitüde saklanırlar. Hikayenin geçtiği dönem olan 1945 yılı enstitülerin üzerindeki baskının iyice arttığı bir dönemdir ve bu durum komutan Necip'in (Bertan Dirikolu) enstitüye karşı olan kötü hedeflerine mekan hazırlar.

Bir bahane ile okulu basan Necip enstitünün müdürü Kemal Hoca'yı (Erkan Can) tutuklar ve mahkemeye sevk eder. Okul öğrencileri yakında açılacak amfi tiyatronun çalışmaları ile uğraşmaktayken müdürlerinin tutuklanma haberi ile sarsılırlar.



Filmin Konusu (uzun )

Film Köy Enstitülerinin hikayesini konu almaktadır. 1935’lere gelindiğinde Türk halkının en büyük yoksunluklarından biri de eğitimdir. Savaştan henüz çıkmış ve ayağa kalkmaya çalışan bir ülkenin çocukları, yoktan var etmeyi öğrenirler. Cumhuriyet düşü bir Rönesans gibi eğitimle, insan devrimini gerçekleştirecektir.

Mustafa Kemal Atatürk, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç insan devrimi ışığının eğitimde olduğunu düşünürler. Yüzde sekseni okuma yazma bilmeyen insanlardan oluşan bir ülkenin, mutlak ve sarsılmaz birliğinin yegane temeli eğitimdir. Bu temel hep birlikte atılacaktır ki sağlam olsun. İşte Köy Enstitüleri bu temelin kendisi olarak düşünülmüş, savaştan çıkmış bir halkın genç çocukları, genç öğretmenleri ve ustaları geriye muazzam bir miras bırakmak için büyük bir mücadele vermiştir.



Kemal kendi köyünde bağnazlığa, ayrımcılığa karşı eğitimle savaş verir. Tüm acılarına rağmen çocuklarını gönderdiği köy enstitüsünde ise İsmail Hakkı Tonguç komünizm suçlamalarıyla çarpışmaktadır. Dönemin politikaları, II Dünya Savaşı’nın etkileri, Turancı gençlik gibi nedenlerle enstitülerin bağımsız ve üretken yapısı kırılmak istenir. Bir çingene kızı olan Karika ise çingene olduğu için vatandaş bile sayılmaz.

Köylü, Karika’yı ve ailesini istemez. Aybike, Tatar bir kız çocuğudur. On üçünde evlendirilir. Henüz on üçünde iken bakımından sorumlu olduğu Kerim’le kendini anne hisseder. Bu özel bağ ikisinin de enstitüye gelmesiyle daha da güçlenir. Savaş biter. Çok partili rejime geçilir. İsmail Hakkı Tonguç görevinden alınır. Hasan Ali Yücel istifa eder. Enstitüler tek tek kapanmaya başlar. Fakat kapanan kapıları genç enstitülüler açmaya çalışmaktan asla vazgeçmezler.

Toplu Kadro



Filmin Fragmanı



web sayfaları



Biraz da Köy Enstitüleri'yle ilgili bilgi verelim..

Amblem1
Kuruluş Öyküsü
Çok değişik ve çarpıcı bir girişim olan Köy Enstitüleri aslında dünyaya örnek bir projedir. Asıl amacı köy-öğretmen bütünlüğünü sağlayarak, kırsal kesimin kalkınmasını sağlamaktı. Gerçek anlamda eğitim ve öğretimi de kırsal kesime götürecek bir proje idi. Üretkenliği artıran, şimdi yaşanan bir çok problemi ortadan kaldıracak bir projeydi.
koy_inonu-1[4] 36187_114019711993098_100001552081710_109420_8075766_n
Atatürk, Köy Enstitütüleri’ne olan zorunlu ihtiyacın gerekçelerini şöyle açıklar :
“Efendiler! Asırlardan beri milletimizi idare eden hükümetlerin tamamı eğitim isteğini ortaya koymuşlardır. Ancak bu arzularına erişmek için doğu ve batıyı taklitten kurtulamadıklarından, sonuç, milletin cehaletten kurtulamamasına sebep olmuştur. Bu acı gerçek karşısında, bizim takibe mecbur olduğumuz eğitim siyasetimizin esas çerçevesi şu olmalıdır; demiştim ki bu memleketin asıl sahibi ve toplumsal varlığımızın asıl nedeni köylüdür. İşte bu köylüdür ki bugüne kadar bilgi ışığından yoksun bırakılmıştır. Bu nedenle bizim takip edeceğimiz eğitim siyasetinin temeli, evvelâ mevcut cehaleti yok etmektir.”
“Efendiler !
Bu hedefe ulaşmak, eğitim tarihimizde kutsal bir aşama oluşturacaktır. Bir taraftan cehaleti yok etmekle uğraşırken bir taraftan da memleket evladını toplumsal yaşama ve iktisatta fiilen etkili ve verimli kılabilmek için acil olan ilkel bilgiyi işe yarar bir tarzda vermek kuralı eğitimimizin esasını teşkil etmektedir.
Efendiler !
Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin sınırı ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin bağımsızlığı ile kendi benliğine ve milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.”
vatanhainleribayraginardindamemleketehizmetegidiyor u_11_g
Kapatıldığı 1954 yılına kadar Köy enstitülerinde 1308 bayan ve 15,943 erkek toplam 17,341 köy öğretmeni yetişmişti. Fakir Baykurt, Ümit Kaftancıoğlu, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Pakize Türkoğlu, Hatun Birsen Başaran, Ali Dündar, Osman Şahin, Mehmet Uslu ve Dursun Akçam gibi önde gelen yazarlar ve düşünürler bu okullarda yetişmişlerdir.
t_8_g t_3_g
1940-1946 arasında köy enstitülerinde 15,000 dönüm tarla tarıma elverişli hale getirilmiş ve üretim yapılmıştı. Aynı dönemde 750,000 yeni fidan dikilmişti. Oluşturulan bağların miktarı ise 1,200 dönümdü. Ayrıca 150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık, 12 elektrik santralı, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane, 100 km. yol yapılmıştı. Sulama kanalları oluşturularak enstitü öğrencilerinin uygulamalı eğitim gördüğü çiftliklere sulama suyu öğrenciler tarafından getirilmişti.
Gerek Osmanlı'da gerekse Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında eğitim sorunu üzerine birçok düşünceler, tecrübeler, uygulamalar olmuştur. Eğitim sorununun geniş bir bölümünü oluşturan köylünün eğitim problemine ve köy okullarına gönderilecek öğretmenlerin nasıl yetiştirilmesi sorunu üzerine II. Meşrutiyetten itibaren bazı fikirler öne sürülmüştür.
09_35_g 06
İsmail Mahir Efendi köylünün köyden çıkmış münevverlerle eğitilebilineceğini, köy öğretmenliği için köylerden seçilen kızlı erkekli öğrencilerin okutulması gerektiğini ve yetişen öğretmenlerin kendilerine ekilecek arazi verilip köylere atanması fikrini ileri sürmüştür.
Meşrutiyet dönemi eğitimcilerinden olan Ethem Nejat yetiştirilen köy öğretmenlerine zirai bilgilerin verilmesini ve öğretmen okullarının geniş bir araziye sahip olmasını , açık havada da derslerin verilmesini belirtmiştir.
Cumhuriyet döneminde Deneysel Psikoloji öğretim üyesi Ali Haydar (Taner) 1924’te verdiği konferansta köy öğretmenlerinin şehirde yetişmiş çocuklarından değilde köylerden alınan çocuklardan olması gerektiğini söylemiştir.
Yerli eğitimcilerimizin ve düşünürlerimizin fikirleri böyleyken Türkiye’ye gelen Amerikalı eğitimci J.Dewey ve 1925’te gelen Alman eğitimci Kühne’nin düşüncelerine de değinmek gerekir. Köy Enstitüleri fikri (17 Şubat – 4 Mart 1923) 1. İzmir İktisat Kongresinde kendini gösterir. Bu anlamda İzmir İktisat Kongresinde ‘liberal ekonomi’ modeline uygun olarak ‘faydacı eğitim’ felsefesi benimsenmiştir. Bunun kanıtı da, faydacı eğitim felsefesi fikrinin öncüsü John Dewey’in Türkiye’ye davet edilmesidir
J.Dewey köy okullarında köylünün ihtiyaçlarına göre eğitim verilmesini, tarım reformunun yapılmasını ve bu duruma alt yapı hazırlayacak ilk ve orta okullarının açılmasını dile getirmiştir. Alfred Künhe ise köy okullarının kurulmasını gerekli görmemiştir. Sadece ilköğretimlerde daha fazla zira bilgi verilmesini yeterli görmüştür.
05 54_08_g
Köy Enstitüleri yasasının çıktığı yıl 10 yeni Köy enstitüsü daha açılacaktır. Sonraki yıllarda açılacak olan enstitülerle beraber toplan 21 tane Enstitü eğitim verecektir.
Picture8 01

Köy Enstitüleri'yle ilgili yazılmış Kitaplar
ag_v at_v bm_v bo_v cm_h ef_v
fob_v gn_v kd_v kf_v mm1_v mm2_v
mm3_v mm4_v mm5_v mm6_v mm7_v mm9_v
mm10_v piramidin-tabani-koy-enstituleri-ve-tonguc__16241812_0 pm_v te1_v te4_v tih_v
Köy Enstitüleri'yle ilgili çok geniş bir arşiv

Köy Enstitüleri'yle ilgili Can Dündar’ın çektiği Belgesel

Her yılın 17 Nisan günü Köy Enstitüleri Yıldönümü / bayramı olarak kutlanır sessizce…

Köy Enstitüleri Marşı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.