29 Ocak 2014 Çarşamba

Instagram




Kızım ve arkadaşlarıyla birlikte güzel bir akşam yemeğinden sonra hala mutfaktayız ve kahvelerimizi mutfakta yudumlamaya devam ederken Yiğit soruyor;

-Sanem teyze senin instagramın yok mu?
-Yok
-Aaa olur mu, olsun!

Çocukluklarından beri neredeyse tanıdığım için konuşma uslubumuzu yakından tanıyoruz ve ben bu sefer soru soruyorum;

-İyi midir kendileri?
-Çok iyidir.

Ve cep telefonum alınarak anında instagram yükleniyor  "tamammmm oldu " cümlesi kahvemden henüz ikinci yudumu almışken geliyor. Elime cep telefonumun verilmesi saniyeler içerisindeyken Yiğit'ten bu sefer;

- Aaa Sanem teyze 8 takipcin olmuş.

cümlesi geliyor.

Bu hız bana çok fazla.

İnanmakta zorlanıyorum ama doğru söylüyor çocuk. Birden garip bir sızı duyuyorum ve ister istemez milat öncesine değil öğretmenliğe ilk başladığım günlere gidiyorum.

Van' a gidişim 6 gün sürmüştü diyorum. Doğal olarak bu bir haftalık yolculuğu anlamakta zorlanıyor gençler.

Çok soğuk bir kıştı ve ailem otobüsle gitmemden korktukları için trenle gitmemi istemişti. Beni uğurladıkları andan itibaren yaklaşık üç gün süren bir tren yolculuğunda Elazığ da kalmıştı tren. Yollar kardan kapandığı için hareket etmesi olanaksızdı. Hiç bilmediğin bir yerde tek başına kalmak kelimelere sığmayacak garip bir korkuyu beraberinde getirmişti. Bereket tren yolculuğu esnasında tanıştığım Elazığlı yaşlı karı koca yanıma gelerek bana el uzattı ve ben tam üç gün boyunca trende tanıdığım bu ailenin evinde misafir kaldım.

İnsanların birbirine güveni vardı ve gerçek anlamda hiç bir karşılık beklemeden yardım elini uzatmak gibi erdemler henüz yok olmamıştı. Buna rağmen bir cesaret örneği olduğunu da kabul ediyorum. Ama hiç bilmediğin bir kentte otel odasında kalmaktan çok daha güvenilirdi.

Üç günün sonunda yolların açıldığı haberi geldiğinde yine bu Elazığ'lı aile kendi kızlarını yolcu eder gibi Van'a uğurlamıştı.

Tren yolculuğunun o kendine özgü ritmini severim. Farklı bir büyüdür. Ama bu yolculukta biraz endişeliydim tüm hesaplar şaşmıştı. Gündüz gözüne Van 'da olacak şekilde çıktığım yolculuğum beni gecenin bir yarısı Van 'a bırakacaktı ve ben ondan sonra ne yapacağımı gerçekten bilmiyordum. Endişem yüzüme yansımış olmalı ki hiç anlamadığım bir dilde bir kadın bana bir şeyler söylüyordu.Yufka gibi bir şeyin içine konulan peynirle sarılmış yiyeceği bana uzatırken yine hiç anlamadığım dilde konuşmasına devam ediyordu.

Yanındakilerden biri tercüme ederek; "yengem üzülmesin diyor açsan bir şeyler yiyesin diye sana bunu veriyor " dedi.Van 'ın otlu peynirini ilk kez adını bile bilmediğim o kadının elinden yedim.

Zamanın geçmesi için kitaplarımızdan başka araçlarımız yoktu. Ve ben şurdayım, şunu yapıyorum diye durum bildirimlerinde bulunmak aklımızın ucundan bile geçmeyecek şeylerdi. Babamdan kalma analog fotoğraf makinam vardı ama bavulun ta dibine yerleştirmiştim. En büyük tutkularımdan biri olsa bile fotoğraf çekmek, duygu ve düşüncelerimizin yoğunluğunda kendi kendimizle kavrulurken deklanşöre basmak aklımızın ucuna gelebilecek en son şeydi.Fotoğrafçılığın Yunanca kökeninden gelen ışıkla yazı yazmak gerçeği öylesine hücrelerimize işlemişti ki başlı başına bir duygu ve düşünce işiydi. Bu işin  günlerce süren bekleme serüveni sonucunda elimize alınan fotoğraf ; kokusuyla ,rengiyle ,duygusuyla ,düşüncesiyle farklı bir dünyaydı.

1983 yılının ocak ayında bir trende henüz 22 yaşında trenin kendine özgü ritminde kaygı ve korkularıyla birlikte yolculuk eden ben, her saniye de değişen muhteşem bir güzelliğin içerisinde yol alırken şimdiki imkanlara sahip olmuş olsaydım ne yapardım acaba? diye düşünmeden edemiyorum.

Tatvan'dan feribota bindiğimizde sanki dünya da değil uzayda farklı bir gezegende yolculuk ettiğim hissine kapıldığım Van Gölünün o inanılmaz renginde kaybolmuşken bunu karelere sığdırabilecek kadar yetenekli miydim dersiniz?

Teknoloji sayesinde herkesin sanatçı olduğu bir çağda yaşadığımızı biliyorum ve ret etmiyorum ama bu hız bir gün beni kesinlikle öldürecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.