14 Ocak 2015 Çarşamba

İyi ki vardın


Photo;Alain Fleischer




Sevgili babacığım;

Doğum günlerinde güzel şeyler söylenmelidir.

Doğum günün için sana söyleyebileceğim hangi güzellikler var henüz bilemiyorum.Güzel şeyler söylemeyi başarabilecek miyim? bundan da pek emin değilim.

Tüm özel günleri değil ama doğum günlerini daima önemsedin. İnsanın yaşama "merhaba" dediği o gün, yaşanılanlar nasıl olursa olsun kendine özgü bir kabulle değerliydi senin için. Sana ait ritüelleri önemsediğimi ve ben de de yaşam bulduğunu bilmeni isterim.Çok kalabalık olmayan bir dünyanın içinde kendi gerçeklerini yaşarken senden en kötü anında bile bir sızlanma duymadığımı hatırlıyorum.Söz konusu kendim olduğunda sana benzesem de mesele insanı ilgilendiren yaşam biçimleri olduğunda farklı olduğumu da bilmeni isterim.Çünkü artık olup bitenler sessizce katlanılacak gibi değil.

Ama bunlardan söz etmek niyetinde değilim.

Senden bana geçen özellikleri seviyorum. Bunlar, içinde bulunduğumuz yaşamın nesnel koşullarıyla birleştiğinde oluşan ben ile bugünün insanıyla pek uyuşamayan bir tablo çiziyor gibi gözükse de bundan hoşnudum.

Birey olmadan bireyci olabilen genelin içinde ayrık otu gibi gözüksek de çoğunluğun anlayamayacağı bir zenginliğin keyfi hatırı sayılır bir güzellik. Günümüz insanıyla çoğunlukla gülümseme şeklinde geçen bir diyaloğun parçası olmak hayli eğlenceli. Artık; " anlıyorum" kelimesinin,  "anlamıyorum ama anlıyor gibi davranmak zorundayım" anlamına gelmesine sıklıkla gülüyorum.O çocuklara özgü saflığın kaybedildiği ve dürüstçe düşüncelerin aktarıldığı anlar kolaylıkla kişiyi anlaşılmaz ya da huysuz biri durumuna kolaylıkla getirebiliyor.

Düşünüyorum da baba, her dönem kendi nesnel koşullarında var olan yeni yaşam biçimini ve davranışını kabulde zorlanıp çatışmalar şeklinde kendini gösterse de hiç bir dönem bu dönem insanı gibi çok başlı davranış biçimini ortaya koymadı.

Çok uzaklardan; "Hayır, hangi dönem olursa olsun insanlar hep aynı davranışı sergiledi ve sergileyecektir" diyen sesini duyar gibi oluyorum.

Kim bilir belki de sen haklısındır. Ben 21. y.y da insanların farklı davranış biçimlerini gösterebileceklerine inanmak istiyor olabilir miyim?

Kendini ön plana çıkartma alışkanlığından arınmış, övünmeyi ve alkışlanmayı aklına getirmeyen, anlamsız bir yarış içinde olmayan, kendi dar kalıplarının içerisine hapsolmamış, yalandan uzak,özgürlük ve serbestlik kavramlarını birbirine karıştırmayan, saygılı bireyler olamaz mı 21. y.y insanı?

Ya da; Var olduğu yaşam serüveninde bir çok evrimsel süreçten geçmiş olmasına rağmen, insan olma bilincini yitirmemiş,bilgi temelli ve yaratıcı düşünme zenginliğiyle dolu, paylaşımcı, kendine bir anlam vermeye çalışmayan bireyler de mi olamaz ?

Hayır mı?

Hatırlıyor musun baba bir gün seninle Arthur Schopenhauer'ı konuşuyorduk. Tam hatırlayamayacağım ama onun bir gözlemini aktarmıştın bana;

Kirpiler soğuk kış günlerinde donmamak için birbirlerine yaklaşırmış ama sivri uçlu okları yüzünden tekrar ayrılırlarmış. Üşümeye devam ederken bu birbirine yaklaşma ve uzaklaşma seansları uygun bir mesafeye geldiğinde donmaktan kurtarabilirmiş kendilerini. Çeşitli ihtiyaçlar sebebiyle bir araya gelen insanlar da çeşitli toplulukları oluştururken insan olmanın olumsuz özelliklerini ortaya koyduklarından birbirinden uzaklaştıklarını belirttiğini söylemiştin.

Hiç unutmadığım konuşmamızdır bu. Arthur Schopenhauer haklı sevgili babacığım,insanların okları kirpilerden çok daha sivri ve mesafeyi oluşturma konusunda kirpiler kadar yetenekli değiller.Üstelik donduklarının da farkında değiller.

Böylesine sivri uçlu görünmeyen oklarımızı sırtımızda taşırken söylediğim şeylerin gerçekleşmesi olanaksız biliyorum ama gönül işte insan yine de hayal kurmadan edemiyor.

Yoksa gayet iyi biliyorum ki, Nietzsche'nin dediği gibi;  "insan aşılması gereken bir şeydir." 

Bütün bunların dışında okumanı, dinlemeni, seyretmeni istediğim bir sürü müzik, kitap ,film var.Ne çok isterdim eski günlerde yaptığımız gibi karşılıklı olarak kahvemizi yudumlarken bunlardan söz etmeyi.

Bugün yine o çok sevdiğin Alman Pastası alındı ve demli bir çay eşliğinde yenildi. İyi ki vardın baba, doğum günün kutlu olsun.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.