19 Ağustos 2015 Çarşamba

Aşk



Doğal bir güzellliği vardı. Saçlarının arasına düşmüş aklar, yüzünde beliren hafif çizgiler doğal güzelliğini bozmadığı gibi onun yaşanmışlıklarına bir katkı olarak dururken daha da çekici bir hal oluşturuyordu.

Ama onu asıl çekici kılan hemen her konudaki bilgisi ve fikirlerini ortaya koyarken yüzüne yayılan tebessümdü.O tebessümde kişiyi asla aşağılamayan tam tersine senin fikirlerini de kabul etmesinin yanında yol gösterici uslubuydu. Onunla konuşabilmek için her türlü fırsatı yakalamaya çalışırken yaşadıklarını öğrenmek istemenin de garip bir çekiciliği vardı benim için. Bir gün dayanamadım ve sordum;

"Hiç mi sevgilin olmadı senin?"

O tatlı kahkahasını ortaya savururken; "Dünyaya tek başına gelmiş ve daima tek başına kalmış bir insan gibi mi iz bırakıyorum?" diye soruverdi.

Nasıl toparlayacağımı bilemeden anlamsız sözcükleri ortaya dökme anımda devam etti.

Olmaz mı? Ergenliği geride bırakıp genç kızlığa adım attığım sıralarda ilk sevgilim oldu. Gerçi önceleri arkadaş ortamında birine yardım etmek adına oluşan oluşturulmuş bir birliktelikti ama sonrasında doğal akışına döndü bu ilişkide.

Sevgi ya da aşkın yok sayılmasına karşı bir tahammülsüzlüğüm vardır. Sevgi de aşk ta vardır. Ve nasıl yaşanırsa yaşansın sonu nasıl biterse bitsin kişinin yaşamında iyiki yaşanmıştır dediğim olgulardandır.

O dönemlerde çok eğlenceli biriydim. Hemen her konuda bir bilgim vardı ve bunları sunmaktan gocunmadığım, iyi bir gözlem yeteneğim olduğundan edindiklerimi paylaşma anımda etrafa yayılan kahkahalar sebebiyle genelde aranılan ve istenilen biriydim.Bana "Neşe" adını bile takmışlardı. Evet neşeliydim ama hüzünlerim de vardı. Hüzünlerimi ise kendime saklardım. Yanlış anlama rol falan yapmazdım,arkadaşlarımla olduğumda duyduğum mutluluk yansırdı dışarıya sadece. Ama bir gün sevgilim bana; sen çok değiştin dedi.Şaşırmıştım, bana göre değiştiğim falan yoktu, yine aynı bendim. Devam etti konuşmasına; artık eskisi gibi neşeli değilsin dedi.

Arkasından; ne oldu  bir sorunun mu var ? sorusunun gelmesi gerekir bundan sonra, ama gelmedi.

İlk yenilgim. Aşk konusunda ya da sevgi ne dersen de edindiğim ilk bilgi; kişilerin sevme eyleminde bir beklenti vardır ve bu beklenti sana cevap vermiyorsa değerin kalmamıştır oldu.

Bitmesine değil bu gerçeğin içimi yakmasına uzun süre izin verdim.Hayat devam ediyordu bende devam ettim doğal olarak. Derslerimde başarılı biriydim ve gittiğim okul kendi seçimim olduğundan öğrencilerin "inek" dediği tiptendim. 12 eylül öncesi dönemleriydi ve yaşam aslında hepimiz için zordu bazıları için daha da zordu.Tutuklamalar, gözaltına alınmalar, okulların kapatılması, sonra yeniden açılması ve kaldığın yerden devam etme koşullarının zorluğu hepsi birden bizleri birbirimize daha yakınlaştırırken birbirimize yardım etme esnasında yine bir sevgilim oldu. 12 eylül de canı yananlardan biriydi ama bana soracak olursan canı bu anlamda asla yanmaması gerekenlerden biriydi. Uzaktan yakından bu işlerle ilgisi olmayan ancak piyangonun ona patladığı kişilerdendi.Bu onu sevimli kılıyordu, küçük bir kedi yavrusu gibi.

Şarkılar yalan söylüyor. "Nedensiz de sevilir" denmesine bakma sen her zaman bir neden vardır. Onu sevmem de kendimi iyi hissetmenin rolü küçümsenmeyecek kadar büyüktü.Büyüktü de, için için kendime olan saygımı yitirmeye başlamıştım. Bir çeşit kişiyi kullanma gibi gelmeye başlamıştı bu ilişki. Buna hakkım yoktu.Edip Cansever'in şiirindeki gibi;

"Gökyüzünde iki uçurtma başıboş
Yan yanayızdır sadece"

Hem kendime hem de ona yapabileceğim tek iyilik aslında "hoşçakal" demekti ve dedim de.

Belki de en tutkulu aşkı 20 li yaşların ortasında yaşadım.Hikayenin kendisi önemli değil ama hissettirdikleri gerçekten mükemmeldi. İnsanın aşk sayesinde kendisini dünyanın merkezinde hissetme özelliği inanılmazdır ve sarhoş edici özelliği vardır.Her zaman yaşamın her karesinde mükemmellik varken aynı zamanda bu mükemmelliği yok edici özelliklerde vardır. İnsanın kendini dünyanın merkezinde hissettiği bu an ve bu yaşlarda her türlü zorluğu yok edebilecek gücü varmış gibi gözükse de en güçsüz olduğun zamanlarda bu zamanlardır aslında.Hiç bir zorlukla karşılaşmadan devam edebilme olasılığın vardır yoksa kaybetmeye mahkumsundur. Yani şans senden yana olmalıdır. Ama şans benden yana değildi.

Beklemek, unutulmak ve unutmak öğrendiğim edinimler hanesine yazıldı.

Kısacası zor. Kendimden ya da en yakınlarım tarafından duyduklarımla sana binlerce öykü aktarabilirim. Bunların arasında kara leke gibi duranlarda vardır. Hatta çoğunluktadır. İnsanların daha ne kadar alçalabileceğine tanıklık etmek, çıkar ilişkilerinin ortaya yaydığı pis kokuları duymak, yalanla bezenmiş anlık tutkular,ihanetler daha bir sürü şey, öncesinde sevgiyle başlamıyor mu?

Dokunduğu her alanı kirleten insanoğlu bir kaç iyi örnek hariç sevgiyi de, aşkı da kirletmiş durumda. Bu kadar kirlenmişliği görüp yaşamaya devam ederken kendi dünyanı oluşturup kendi yalnızlığını yaşamak bana daha doğru geliyor.Çünkü Edip'e her zaman büyük bir sevgim vardır ve bende yalnızlığın bir çoğulluk olduğunu düşünüyorum. Hem de çok güzel bir çoğulluk.

Bir çok eleştiri getirebilirsin söylediklerime, haklı da olabilirsin ama diye başlayan cümleler de kurabilirsin. Ama "ama" ile başlayan her cümle tehlikelidir.

Dedi ve sustu.

Bu sessizlik ne kadar sürdü bilemiyorum, hak verip vermeme konusunda gelgitler yaşarken asıl söylenmek isteyip de söylenemeyen sözlerin izi gözlerindeydi. Ve o kahverengi gözler dikkatle baktığında siyaha çalıyordu.

3 yorum:

  1. bu yazı çok güzel,,kalemine sağlık,,
    bir de aşkın lokal durumu var))
    iki tane tatlı söz duymak ister ya insan? işte o.
    Olmayınca olmuyor misali ))

    YanıtlaSil
  2. İstenmez mi? Kim istemez ?😊 Kendini aşkın içinde bulan kişi yaratıcıdır. Kendi dilini kullanmak zorundadır basma kalıp klişeleşmiş tanımlamaların dışında kişiyi özel ve biricik hissettirmiyorsa derhal uzaklaşın :))))

    YanıtlaSil
  3. işte anlatmaya çalıştığım buydu,dediğin gibi))
    söylemler=hisettirmeler
    eksikliği bağlayıcı,pekiştirici olmuyor,
    biten bittiğiyle kalıyor, hasarlı, onarılmaz )

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.