29 Kasım 2015 Pazar

Gülümse


Son zamanlarda bazı iş adamlarımızın,  Eczacıbaşı’ın;” Kapitalizm insanlık için istenen sonuçları vermedi”, Ali Koç ‘un ; “Kapitalizmin ortadan kalkması gerek “ şeklindeki açıklamalarını okurken, patronların kendi ürettikleri malları satacak bir kitle, daha doğrusu, istediği miktarda satacak kitle bulamamasından kaynaklanan bir iç konuşmanın dışa vuruş biçimini hayretle takip ederken Charlie Chaplin'e ait 1936 yılı ABD yapımı Modern Zamanlar ya da Asri Zamanlar filmini anımsadım.

Bu film sinema tarihinde unutulmayacak filmlerden biridir. Sessiz Sinema dönemine ait bir film olmasına rağmen bazı yerlerde müzik ve efektler kullanılmış bu film tüm zamanların en iyi filmleri arasında gösterilmektedir. Film de kapitalist üretim ve Toplumsal yaşamın körelişi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilir.

Ne yazık ki bu film Komünizm propagandası yaptığı ileri sürüldüğü için ABD'de gişede pek başarılı olamamıştır. 1930'lu yıllarda hüküm süren Büyük Ekonomik Buhran sırasında makineleşmenin de etkisi ile bozulan ekonomik ve toplumsal koşulları, artan işsizlik sorununu dile getiren bu film Charlie Chaplin'in Şarlo tiplemesiyle yaptığı son filmdir aynı zamanda.

Film muhteşem bir metaforla başlar. Koyun sürülerinin ahıra gidişi ilk sahne olarak karşımıza çıkarken hemen ardından kalabalık topluluklar halinde fabrikaya çalışmaya gelen işçilerin görüntüsüyle başlar . Kapitalist sistemin ve doğal olarak kapitalist üretim şeklinin birer makinaya çevirdiği insanlar yaşam seviyelerini bırakın iyi düzeye çıkartmak normal yaşamlarını sürebilmek için ortalama çalışma süresinin üstünde ve “daha” diyen bir sistemin karşısında duyarsızlaşarak mekanik hale gelen yapılarıyla koyun sürüleriyle özdeştirilmiştir.

Bir bütün olarak filmi bir kenara koysak bile sadece bu başlangıç bile sanayileşmeyi ve kapitalizmin mantığını sinema diliyle en ağır şekilde eleştiridir ve yıl başta da söylediğim gibi 1936 dır.
Günümüz iş adamlarından çok önce sanatın bir dalı olan sinemayla  müthiş bir farkındalık ve sorgulamadır.

Film de bir fabrikada işçi olarak çalışan Chaplin ağır koşullardaki çalışma biçimini komediyle ortaya koyarken bu aşırı tempoya dayanamayarak  hastaneye kaldırılır. Hastanedeki iyileşme döneminden sonra sokağa adımını attığı günden itibaren kendi kontrolünün dışında gelişen bir sürü olayın kahramanı yada kurbanı şeklinde karşımıza çıkar.

Sadece bu film ile değil, diğer filmlerinde de kendi politik görüşünü ortaya koyarken kullandığı dil oldukça naiftir.

 Charlie Chaplin 16 Nisan 1889'da Londra'nın fakir semtlerinden biri olan East Lane, Walworth' ta dünyaya geldi. Annesi ve babası o henüz üç yaşına bile gelmeden ayrılmıştı. Sanata olan tutkusu boşanmış olsalar da anne ve babasının müzikhollerde ve çeşitli tiyatrolarda çalışan profesyonel sanatçı genlerinden gelmektedir. Oldukça zor bir yaşam serüveni içerisinde kendisini geliştiren  Charlie Chaplin Amerika'ya gelmesinden sonra sinema tarihinde kendisi olabilen ender sanatçılardan biridir.

“İnsanlık mutlu olmak için mücadele veriyor” şeklinde ikinci bir girişle Modern Zamanlar filminde insanların verdiği mücadeleyi ortaya koyarken, çıkan olumsuzluklar karşısında da direnme ve umutlu olma duygusunu da filmde vermeye çalışmıştır.

Anlamsız ve hayali bir umut değildir onun vurgulamaya çalıştığı. Direnmenin en iyi yolunun umut ve gülümseme olduğu düşüncesini de film boyunca ve özellikle son sahne de vurucu bir biçimde bizlere gösterir.

Bu film de müzikler de Charlie Chaplin’e aittir. Özellikle Smile adlı parça sonradan çok ünlenerek  ve söz yazılarak bir çok müzisyenin repertuarına katılacaktır.

Bu sebeple iş adamlarımızın kapitalizmi eleştiren cümlelerini okurken Charlie Chaplin’in filmdeki son cümlesini hatırlayıp bizler de onun isteğini yerine getirelim.



Gülümse….



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.