9 Aralık 2015 Çarşamba

Baki Kalan Kubbede



Bugün oldukça önemli bir gün. Çoğunluk için hiçbir şey ifade etmeyen bir gün olsa da aslında önemli. Yerli kumaştan elbise giyilmesi hakkında kanunun çıktığı bir tarih dilimindeyiz.  Tarih oldukça eski tabikii, 1925 yılında çıkartılan bir kanun bu.

Tarihe şu cümlelerle geçmiş;
                                                                               
    Kanun Numarası          : 688                                              
    Kabul Tarihi            : 9/12/1925                                        
    Yayımlandığı R.Gazete   : Tarih : 20/12/1925 Sayı : 249                    
    Yayımlandığı Düstur     : Tertip: 3 Cilt : 7 Sayfa : 131                   
                                                                               

    Madde 1 - Muvazenei Umumiye ve hususiye ve belediyelerden bedeli tesviye   
edilen elbise ve ayakkabı, kumaş, serpuş ve yatak levazımı ile memurin ve müs- 
tahdeminine yeknasak elbise ve kundura giydiren bilcümle müessese ve şirketle- 
rin iştira edeceği veya ettireceği bu nevi levazım, yerli mamulatından tedarik 
edilir.                                                                        
                                                                               
    (Ek: 30/12/1940-3957/1 md.) Ordu ihtiyaçlarından elbise, ayakkabı, kumaş,  
serpuş ve yatak levazımının yerli mamulatından tedarikine imkan bulunmayıp     
memleket haricinden veya yabancı mamullerden tedarikine lüzum hasıl olduğu tak-
dirde, Milli Müdafaa, İktisat ve Ticaret Vekaletlerinin müşterek teklifi üzeri-
ne İcra Vekilleri Heyeti karariyle bu nevi levazımatın menşe itibariyle yaban- 
cı memleket mamulatından tedariki caizdir.                                     
                                                                                
    (Ek: 30/12/1940 - 3957/2 md.) Bu kanun hükümleri 3780 numaralı Milli Korun-
ma Kanununun tatbik edildiği zamanlarda caridir.   

Özetlersek; bu tarihte yerli malı giysi giyilmesi üzerine bir kanun çıkartılmış.

İster istemez çocukluğumun Sümerbank dönemlerini hatırlıyorum.

11 temmuz 1933 yılında kurulan ve 11 ocak 2002 yılında kapatılan bir kuruluş.
Ticari nitelikli mal üretmek amacıyla halk tarafından kurulan bu kuruluş çok uzun yıllar halka nitelikli mallar üretmenin yanında Cumhuriyet Döneminde ekonomik anlamda bu ülkede yapılan ilk çalışmalardan biridir.

Bir ülkenin kalkınması kuşkusuz ürettikleriyle doğru orantılıdır ve Sümerbank  Demir-çelik tesisleri, çimento fabrikaları, kâğıt ve selüloz tesisleri gibi bir çok kuruluşları bünyesinde barındırmıştır. 1987 yılında özelleştirilmesiyle başlayan düşüş ya da yok oluş, Cumhuriyet döneminde ilkokul önlüklerinin kumaşlarını üretmekle birlikte,öğrencilere ücretsiz dağıtılmıştır.

Oldukça uzak hatta hayal gibi gelebilir bir çoğumuza ama bu gerçektir.

Benim çocukluğumda da yaşadığım kentteki  bir Sümerbank mağazasından  ailelerimiz neredeyse tüm ihtiyaçlarımızı bu kuruluştan karşılardı.Bugün bile kullandığım porselen yemek takımları bu kuruluşun ürünleridir.

Açıkçası çocukluğun toz pempe dünyasında gelecekle ilgili hiçbir kaygı yaşamadan, herkesle birbirine yakın eşitlikte bir dünya da çocukluğumuzun en güzel günlerini yaşarken bu ülkenin bu denli yüksek oranda değişebileceğini biz değil, sanırım ailelerimiz de hiç düşünmezdi.

Ama çok değiştik.

Üretmeden tüketen bir toplumun parçası olarak" bu gün" öylesine cılız ve anlamsız kalıyor ki, Baki’nin dizeleriyle;

“Baki kalan bu kubbede bir hoş sada “ sadece….

                           

1 yorum:

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.