12 Temmuz 2016 Salı

İki Konu ve İki Sanatçı




Söz konusu sanatçı ve sanat olduğu zaman söylenecek çok şey vardır.

Anlamsız dünyamızda bir çok şeyi katlanabilir kılan en önemli etkenlerden biri kuşkusuz sanat. Ve doğal olarak sanatçılar da hangi dalda olursa olsun yaratıları ile nefes almamızı sağlayan en önemli kişiler. Sanat bir yerde kendini ifade etme aracı olduğundan sanatçıların yaratıları kendilerinden izler taşımakla beraber içinde yaşadığımız dünyamıza ait sorunlarında bir şekilde dışa vurumu.

Geçtiğimiz haziran ayı içerisinde ünlü İtalyan besteci ve piyanist Ludovico Einaudi Greenpeace'in davetiyle Kuzey Kutbu'na giderek kendisi için hazırlanan bir platformda Steinway piyanoda Kuzey Kutbu için özel olarak yazdığı  'Kuzey Kutbu İçin Ağıt' adlı eseri çaldı. Küresel ısınmanın ve bu bölge de petrol arama çalışmalarının doğal yaşamı ne denli zedelediğini kendi diliyle vurgulamaya çalıştı.

Gerçekten oldukça dokunaklı bir durum.Sonsuza kadar var olacağını düşündüğümüz bir çok şey söz konusu insan olduğu zaman bırakın sonsuzu normal sürecin bile kısalmasına etken olduğundan gelecek günler insan soyu için çok parlak olmamakla birlikte insanların büyük bir kısmı her şey yolundaymış gibi yaşamlarını sürdürmeye devam ediyor.

Müzikal anlamda Ludovico Einaudi çok değer verdiğim besteci ve piyanistlerden biridir.Günümüzün Mozart'ı olarak değerlendirenler de vardır. Klasik olarak başladığı müzik kariyerinde sonraları  pop, rock, halk ve dünya müziklerini içeren stillerde de çalışmalar yaparak deneysel ve klasik müziğin öncülerinden olmayı sürdürüyor.

Özellikle 19 haziran da Kuzey Kutbunda verdiği bu kişisel mücadele ile de topluma ve dünyaya karşı sorumluluklarını yerine getiren bir sanatçı olarak devleşmiştir.






Bir diğer sanatçı ise 1980 doğumlu Suriyeli sanatçı Tammam Azzam

Tammam Azzam Şam Üniversitesinde tamamladığı sanat eğitimini başarılı bir ressam ve grafik tasarımcısı olarak sürdürmektedir.

Küresel iklim değişikliği gibi onarılmaz yaralarımızdan bir tanesi de kuşkusuz savaşlar. Dışavurumcu kompozisyonları ile ülkesinde yaşanılan savaşın izlerini tüm dünyadaki gözlerin önüne farklı bir açıyla sunarken savaşın dehşetini sanatın içinden hissettirebilmesi ayrı bir yetenek olsa gerek. Tanınmış ressamların eserlerini kullanarak ülkesinde yaşanılan savaşın dehşetinin boyutlarını birleştirmesi kuşkusuz savaşın yok olmasını sağlamayacaktır ancak en azından bir kaç kişi de iz bırakacağı kesindir.

Temmuz ayının sıcak bu günlerinde Tammam Azzam'ın iç burkan görüntüleriyle birlikte Ludovico Einaudi'nin müziği birleştiğinde tınlayan ağıt, milyonlarca insanın ve mavi gezegenin  duymadığımız ağıtıdır da aynı zamanda...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.

Yorumunuz incelendikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.